Ayhan Hınçal

Şimdi size bir çocuktan bahsedeceğim. Çocuk dediğime aldırmayın, yaşı itibari ile çocuk diyorum ona, daha doğrusu çocuktu!
Çocuk diyorum ama hepimizden büyüktü bu çocuk. Fikri ve kalbi büyüktü. Bedeni çocuk olsa ne yazar?
16 yaşındaydı Ayhan. Yaşıtı olan diğer çocuklar gibi okula gidiyor, arkadaşları ile oyunlar oynuyordu. Adı üzerinde işte; çocuktu daha, ana kuzusuydu.
Kim bilir ne hayalleri vardı.
Büyüyünce ne olmak istiyordu acaba?
Belki hukukçu olacaktı, adaletsizliklerle dolu, çürüyen bu dünyadaki adaletsizliğin önünü bir nebze olsun kesebilmek için.
Belki doktor, belki de öğretmen olmak istiyordu.
Belki, belki, belki…
Ayhan’ın kısacık ömrünü belkilere sığdırmaya çalışıyorum.
Onu belkilerde yaşatmaya çalışıyorum. Ama sadece çalışıyorum.
Bir akşam babasıyla evlerinin balkonunda oyun oynarken, başına isabet eden kurşun yüzünden hayatını kaybediyor Ayhan. Babasının gözü önünde…
Gencecik bir nefes…
Tek bir kurşun…
Hangi insan yapar bunu, nasıl bir vicdan yapabilir ?
Bir babayı evladından nasıl koparabilir ?
Bir anneyi evlat hasreti ile nasıl baş başa bırakabilir ?
Bir çocuk ! On altı yaşında !
Babası ile evinin balkonunda oyun oynarken öldürülüyor !
Tek kurşun ile !
Kafasından vuruluyor, tek bir kurşun ile alıyorlar canını !
16 yaşında bir çocuğa yapıyorlar bunu !
Düşünmeye çalışıyorum Ayhan’ı… Anlamaya çabalıyorum. Ama olmuyor, yapamıyorum.
Anlıyorum dersem yalan söylemiş, kendimi kandırmış olurum çünkü. 16 yaşında, inandığı emeller uğruna yaşamını hiçe sayacak bir delikanlıyı nasıl anlayabilir bir insan ?
Düşündükçe nefesim daralıyor, ağlayacak gibi oluyorum.
Utanıyorum. Nasıl olur diye soruyorum kendime, düşündükçe kafayı yiyecek gibi oluyorum. Sonra annesi, babası aklıma geliyor. En çok da babası. Hangi baba yaşamıştır böyle bir acıyı ? Hangi babanın gözleri önünde ölmüştür bir evlat ?.. Cevap bulamıyorum bu sorularıma. Sadece düşünüyorum. Elimden fazlası gelmiyor.
Hey, siz… Ayhan’ın yaşıtları, büyükleri, küçükleri…
Sakın ola unutmayın Ayhan’ı. Bir zamanlar bu topraklarda yaşamış, çocuk yaşta hayattan koparılan Ayhan’ı unutmayın.
Her anınızda aklınıza gelsin, yemek yerken, arkadaşlarınızla gülüp eğlenirken, veya ağlarken. Çünkü Ayhan Hınçal’da bir zamanlar sizin gibi yemek yiyor, arkadaşları ile eğleniyor, o da her insan gibi ağlıyordu. O yüzden unutmayın ; Daha 16 yaşında hayatı elinden alınan, durdurulan o kalbi unutmayın.
Ayhan’ın ailesinin yaşadığı acıyı, bir babanın evladı ile vakit geçirirken gözleri önünde vurulmasının o babaya verdiği şoku, üzüntüyü, acıyı, unutmayın. Evladını kaybeden bir anneyi, dostları ellerinden alınan arkadaşlarını unutmayın.
Çünkü eminim ki Ayhan da sizi ve bu toplumu unutmuyordur.
Unutmuyordur, ve eminim ki 1979’dan bu yana değişmeyen bu toplumumuza bir yerlerden derin üzüntü ile bakıyordur. Üzüntü ile bakıyordur diyorum ; Çünkü bu topraklarda hala çocuk yaşta siyasi emeller uğruna öldürülen Ayhan gibi çocuklar var. Ayhan’ın yaşıtları…
Her mezarlığa, yakınlarınızı görmeye gittiğinizde, aklınızın bir köşesinden Ayhan Hınçal da geçsin. Gençliğinin baharında, kötülüğe kurban giden bu çocuğu unutmayın. Bir karanfil bırakın Ayhanı’n mezarlığına, sulayın toprağını.
Unutmayın onu, çünkü unutulunca ölür insan.

Ayhan Hınçal’ için 2 yanıt

  1. Tüylerim diken diken okudum yazını çok başarılı olmuş sabırsızlıkla diğerlerini bekliyorum yolun açık olsun kardeşim 🖤

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.